nesinebannerjpeg 728x90 Image Banner

Hukuk ve Yönetim
Kültür
Alfabe-Dil-Yazı
Bilim ve Teknoloji
Beslenme
Sağlık
Din
Aile-Evlilik-Kadın
Eğitim
Sanat
Giyim
Takvim
Saat
Para
Ordu
Astronomi
Tarım ve Hayvancılık
Papirüsler
Mabetler
Dikilitaşlar
Büyücülük

 

Eski Mısır Kültürü

zanox_set2_250x250_tr

Eski Mısır medeniyeti, tarihteki en eski medeniyetlerden birisi olarak dikkate alınmış önemli bir uygarlıktır. Eski Mısır kültürü, piramitleriyle bilinir ve 21. yy’da bile hala ayakta durarak herkesi şaşırtmaktadır. Modern arkeologlar ve bilim adamları hep şu soruyu sorarlar: “Bunları kimler ve nasıl yaptılar?”

Piramitler ve diğer anıtlarda eski Mısır tarihine ışık tutacak hazineler keşfedilmiştir. Bu medeniyet 3000 yıllık bir tarihtir ve insanlık için çok önemlidir.

Nil Vadisi medeniyetlerinin birleşmesiyle, Eski Mısır medeniyeti MÖ 3150 yılında başlar. Altın firavunları, güçlü krallıkları ile yönetilen Mısır, efsanevi kraliçe Kelopatra’nın ölümüyle sona ermiştir.

Eski Mısır’da Evler:

Dünya tarihi boyunca, Mısır’dan etkilenmemiş hiçbir millet yoktur. Nil’in ritmi, Mısır’ın binlerce yıllık yaşamının ritmidir. Eski Mısır’da, Nil insanların hayatta kalabilmeleri ve medeniyetlerindeki başarıları için ana kaynaktı. Nil sadece su kaynağı değildi, Eski Mısırlılar dini inançlarında da Nil’e odaklanmışlardır. Nehrin yıllık med cezir olayında tanrılarına inançları sondu. Evlerini Nil toprakları üzerine inşa etmişlerdi. Eski Mısırlılar yaşamlarını anlatırken, neredeyse nehri hesaba katmamak mümkün değildi. Nil onlar için hayatlarında büyük bir parçaydı. Mısır’daki ana yerleşkelerin çoğu Kahire ve Giza gibi, Nil Nehri’nin sağ tarafındadır.

Eski Mısırlıların evleri çamurdan yapılmış tuğlalardan inşa edilmiştir. Çamur, deri kovalarla toplanır ve inşaat bölgesine götürülürdü. Burada işçiler çamura saman ve çakıltaşı karıştırıp, tuğlaları güçlendirirlerdi. Bu karışımlar, tahtadan yapılan tuğla kalıplara veya çerçevelere dökülürdü. Tuğlalar güneşte kurutulurdu. Bu yapılar sonradan bozuldular. Yenilerini ufalanmış malzemenin sağ üst köşesine inşa edildi, bir tepe oluşturuldu. Sonradan binaları taştan yapmaya başladılar. Sonra evler sıvayla kaplandı. Evin içerisindeki sıva sık şekilde geometrik desenler ve doğadan sahnelerle boyandı. Evin içindeki pencerelerden biraz ışık içeri girerdi.

Mısırlı evlerini genellikle Nil kıyısına inşa etmiştir. Yaşam alanları genellikle üst katlardadır ve çoğu aktivitelerini evlerin çatılarında yaparlardı. Mısır’da tipik olarak iki ev şekli vardır: İşçi evi ve şehir evi. İşçilerin evinin ortalama boyutları yaklaşık olarak 4 metreye 20 metredir. Tipik bir işçi evinde ikiden dörde kadar oda, bir kapalı avlu, evin arkasında bir mutfak ve depo olarak kullanılan yeraltında iki mahzen bulunmaktadır. Duvarlardaki oyuklarda dini nesneler vardı. Çatıyı yaşam yeri ve depo yeri olarak kullandılar. İçeride yataklar, elbiseleri koymak için küçük sandıklar vardı. Mısırlı köylüler genelde çatılarında yemek pişirir, uyur ve yemek yerlerdi.


Çamurdan yapılmış ev

Sokaktan girince, giriş salonuna doğru merdiven vardır. Giriş salonunda dolaplı yatak bulunur. Bunu neden kullandıkları bilinmiyor. Diğer odada, çatıyı ortadan destekleyen  tahta bir direk bulunur. Evin ana odasında, bir mabet ve karşılama alanı bulunur. Yükselen bir platform üzerinde sandalyeler vardır. Burada misafirler için bir iki masa ve çeşitli tabureler vardır. Odanın çatısı üzerindeki küçük bir pencereden biraz ışık girmektedir. Bu odanın duvarları kutsal resimlerle dekore edilmiş ve kapalı bir kapının önünde tanrılara sunulan yiyecek ve içeceklerin olduğu bir masa vardı. Yükselen platformun altında, gizli bir kapıdan merdivenle bir hücreye ulaşır ve değerli eşyalar burada saklanırdı.
Ortadaki odanın arkasında bir salon ve kapısından yatak odasına doğru gider. Yatak odası ve çatı dinlenme yerleriydi. Salonun sonunda mutfak vardır ve çatıya açılırdı. Mutfakta Mutfaktaki bir kapı başka bir mahzene gider burayı da kiler gibi kullanırlardı.


Zengin ve asillerin evleri

Zengin ve soylu kişilerin evleri daha genişti. Eski Mısır’ın tipik şehir evidir ve işçi evlerine çok benzer. Şehir evleri tipik olarak 2-3 katlıydı. İşçi evlerine göre çok geniş ve konforluydu. Onlar katları sağlam direklerle sağlamlaştırmışlardı. Çok katlı evlerin birinci katının tabanında en sağlam taşlar kullanılırdı. Evin birinci katında genellikle hizmetçiler kalırdı. İkinci ve üçüncü katlar çok süslenir, işçi evlerine benzer özellikle yaşama yeri olarak kullanılırdı.

Yemek çatıda hazırlanır ve hizmetliler tarafından odalara indirilirdi. Yemek pişirme işlemi dışarıda yapılırdı çünkü evler kapalı olduğundan pişirirken bir tehlike olabileceği düşünülürdü. Çatı, yemekleri soğutmak içinde iyi bir etkendi. Mısırlılar her zaman aşırı sıcaktan evlerinin serinliğini korurlardı. Pencerelerden odalara serinlik gelmesi amacıyla gerektiği zamanlar açılırdı. Tam temizlik onlar için bir lükstü. Ancak şehir insanları buna sahiptiler. Kireçtaşından oyulmuş tuvaletleri vardı ve lağım suyu sokaklardaki çukurlara akarak giderdi. Genellikle evleri 2-3 katlı olurdu. Zemin katı sıklıkla iş için rezerve edilmişti. Üst katlarda aile yaşardı. Çoğu insan yazın sıcağında çatıda serinlikte uyumayı tercih ederdi. Yemeklerde sıklıkla çatıda yapılırdı.


Mobilya yapımı

Eski Mısırlılar, hatta varlıklı olanlarında bile mobilya seçeneği çok sınırlıydı. Alçak bir kare tabure, oturmak için deriden yastıklar bilinen en genel tiplerdir. Sandalye nadirdir, sadece zengin kişilerde bulunurdu. Ağaçtan ya da hasırdan yapılma, üç yada dört bacaklı küçük masaları vardır. Yataklar, hayvan şeklinde bacakları olan bir ağaç iskeleti üzerinde dokuma hasırdan yapılmıştı. Sonunda ayakucunda bir tahta olurdu baş tarafında kavisli boyun yeri yapılırdı. Işıklar çanakların içinde dururdu ve fitil ve yağla yanardı.

Bahçelerde güzel bir havuz ve sıralı ağaçlar olurdu. Onlar bahçenin ve sığır avlusunun yanında düzgün bir şekilde dururdu. Geniş bir salonu vardı ve merdivenle sudan bir platforma inilirdi. Ekilmemiş toprak yer altı suyunun üzerindeydi. Bunlar ip ve kovalarla toplanırdı. Zengin Mısırlı kişilerin konforlu evleriyle beraber geniş mülkleri de vardı. Evleri sağlam sütunlar sayesinde yüksek tavanlıydı, pencereli parmaklıklıydı, yer döşemeleri fayans, duvarları boyalı ve merdivenlerle odalara çıkılırdı. Ayrıca havuzlar, bahçeler, hizmetli konutları, çeşmeler, ambarlar, ahırlar ve ibadet için mabetler vardı. Zenginler şehir çevresinde ya da kırsal bölgelerde yaşarlardı.

Kazılmış ve incelenmiş iki köy örneği mevcuttur. Birisi El-Amarna’da diğeri Der el-Medina’da. Amarna işçilerinin köyleri, sınırlı sokakları vardır ve ona göre düzenlenmiştir. Evleri küçüktür ve aynı barakaya benzer. Orada insanlar ve hayvanlar yaşardı. Çoğu evde kalp şeklinde anahtar delikleri, katlarda kırık kavanozlar vardı. Su çok uzaktaydı ve getirmek çok güçtü. Der el-Medina evleri de daha güzeldi. Burada Theban krallarının mezarını yapanlar otururlardı. Onlar tek caddede karşılıklı on evden oluşurdu. Evlerin üç geniş odası, avlusu, mutfağı, yeraltında deposu ve duvarlarda tanrıların heykellerinin olduğu oyuklar vardı.


Tutankhamun'un Sandığı

Mısırlının evinde modern tarz mobilya çok seyrekti. Ağaç az bulunduğundan geniş mobilya parçaları yoktu. Üç dört bacaklı ve tabureli masaları vardı. Tabureler müşterek evlerde ve firavun mezarlarında bulunurdu. Diğer mobilya eşyaları; kilden yapılmış fırınlar, kavanozlar, kaplar, tabaklar, yataklar, gaz lambaları, küçük kutular ve sandıklardı.
Tabureler ağaçtan yapılırdı, oturma yeri yumuşak deri ya da dokuma kumaştan olurdu. Tabureler üç dört ayaklı ve çoğunlukla da bu ayaklar hayvan şekillerinde yapılırdı. Zenginlerin tabureleri ve diğer eşyaları altın ya da gümüş tabakalardan yapılırdı. Çoğu insan da onları çok pahalı boyalarla boyardı.


Esi Mısır'da bir koltuk

Mısırlının yatağı dikdörtgen ve dokuma ipli bir hasırdan ibaretti. Yastık yerine Mısırlılar hilal şeklinde başlık kullanırlardı. Hemen hemen her mutfakta silindirik kil ocakları bulunmuştur. Yiyecekler geniş kavanozlar ve çanaklarda saklanırdı. İnsanların geneli yemeklerini kil tabaklarda yerdi. Zenginler ise bronz, gümüş ve altın tabaklarda yerdi. Ayrıca zenginler abanoz ve fildişi kakmalı sandalyelerde otururlardı. Hemen hemen herkesin eşyasını koyabileceği bir sandığı vardı. Ayrıca mücevher ve kozmetik ürünleri içinde küçük kutuları bulunurdu.

Kısaca başlıklar altında bu büyük kültürden kısa cümlelerle söz etmek gerekirse şöyle sıralayabiliriz:

Giyim: Eski Mısırlılar genellikle beyaz keten gömlekler, kumaşlar ve bel sarmaları giyerlerdi. Elbise şekilleri toplumdan topluma farklılık gösterirdi. Firavunlar ve rahipler yüksek kalitede elbise giyerlerdi. Bazı zengin kesim ise altından materyaller takardı.


Eski Mısır'da giyim tarzları

Çiftçilik: Eski Mısır’ın yaşamı tamamen Nil Nehri’ne bağlıydı. Mısırlı çiftçiler ilk sulama sisteminin kurucuları oldular. Bazı bilim adamları da Mısırlı çiftçilerin, ilk saban kullanan çiftçiler olduğuna inanırlar.


Saban kullanımı

Dil: Eski Mısırlıların dili uzun süre hayatta kalmayı başarmış dillerden biridir. MÖ 3000 ile 11. yy’a kadar kullanılmıştır. Onların yazma sistemi gerçek şeylerin; kuşların, ağaçların resimlerini yaparak olmuştur. Bu resimler hiyeroglif olarak bilinmektedir. Bu dil 500’den fazla hiyeroglif kullanılarak oluşmuştur. Tapınak ve mezarlar üzerindeki taşlarda sanatkarane hiyeroglifler bulunmuştur.


Hiyeroglif

Yerel Yönetim: Firavunlar, Eski Mısır’ın krallarıdır. Kanunlar firavunlar tarafından yapılmıştır. Eski zamanda kanunlar doğru ya da yanlışın sağduyusuyla yapılırdı. Cezalandırma, cezanın önemine göre değişirdi. Mezar hırsızlığı ciddi bir suçtu ve mezar hırsızları idamla cezalandırılırdı. Bazı zamanlarda da suçlunun ailesi de cezaya çarptırılırdı.


Mahkemelerde duran bir Vezir

Din: Eski Mısır’da din, İslamiyet ve Hristiyanlık yayılana kadar on bin yıldan fazla devam etmiştir. Eski Mısırlılar insan vücudunda bir ruh olduğuna inanırlardı. İnançlarda ve törenlerde, ailelerin kararlarına bağlı olarak değiştirilmiş, birleştirilmiş ve geliştirilmişti. Eski Mısırlılar çok tanrılı dine inanırdı. Mısırlılar çok farklı güçleri olan tanrılar dizisine ibadet ederlerdi. Tanrılar Mısırlıları korurdu. Firavun, şimdiki dünya ve diğer dünya arasında bir bağlantı olarak görülmüştü. Rahipler, firavunların namına ibadet ederlerdi. Tapınaklar yaptırmışlar fakat bunları halka açmamışlardır. Bu kehanet sistemi, tanrılarla bağlantı kurmak içindi.


Eski Mısır'da Din

Boş zaman aktiviteleri: Av, müzik ve diğer boş zaman aktivitesi olarak Mısırlılar, avcılık ve kayıkla gezmeyi severlerdi. Senet ve Mehen isimli oyunlar popülerdi. Festival ve ziyafetlerde müzik çalar ve dans ederlerdi. Arp, davul ve flüt popüler çalgılarıydı. Bazı dini törenlerde farklı müzik aletleri de çalarlardı.


Eski Mısır'da Müzik


Hukuk ve Yönetim
| Kültür | Alfabe-Dil-Yazı | Bilim ve Teknoloji | Beslenme | Sağlık | Din | Aile ve Evlilik | Eğitim | Sanat | Giyim | Takvim | Saat | Para | Ordu | Astronomi | Coğrafya ve Tarım | Krallar Vadisi | Kraliçeler Vadisi | Papirüsler | Mabetler | Dikilitaşlar | Büyücülük