AKER

Mısır mitolojisinde Aker, ibadet edilen ilk tanrılardan biriydi ve ufkun tanrısıydı. İlk tanrılardan Geb gibi Aker’e ibadet edildiğine dair kuvvetli göstergeler mevcuttur. Özellikle piramit yazılarında, Aker ve Akeru (Akerler) hakkında firavunu ele geçirdiğine dair kötü yazılar mevcuttur. Demek ki birşey olmuş ve bu durumda bir şeylerden korkulmuş ki bu yazıları yazmaya ihtiyaç duyulmuştur. Aker’in dönemeç, eğim gibi anlamları vardır. Böylelikle de Akeru, dönemeçler veya eğimler anlamına gelmektedir. Tabii ki anlamı tamamıyla anlaşılamamıştır.

Aker, ufuk çizgisi gibi gösterilmiştir. Karadaki oklu bir şerit gibi resmedilmiştir. Başının her iki tarafında yüzler varmış gibi resmedilmiştir. Güneşin tepede olduğu Aslan Burcu’ndan beri, kafaları aslan şekline girmektedir. Zamanla kafaları aslan kafası şeklinde figür edilmiş, zamanla bütün Mısır’da böyle kabul görmüştür.

Bu sebepten Aker, Ruti gibi atfedilmiştir yani Mısır dilinde iki aslan anlamındadır. Ufukla ilgili hiyeroglif yazılarında, güneş diski iki dağın arasına yerleştirilmiş olarak resmedilmiştir. Bazı zamanlar aslanlar, leopara benzeyen kaplamalarla da tanımlanmıştır. Bunlardan en çok kullanılanı, nesli tükenmiş Berberistan aslanı şeklinde olanıdır. Bu aslan Afrika’daki türlere benzemez çünkü derisi benekli bir aslandır.

Aker gece olunca yeraltı dünyasının giriş ve çıkışını korumaya alır. Gece, gündüze dönerken buranın kapılarını açar. Buradaki ölüler Aker’in kapıları açmasını ister ve kapılar açılır ve bütün ölülerin akreple sokulanı yılan tarafından ısırılanı ve diğerleri Aker tarafından iptal edilirdi.

Mısırlılar kapıların sabahları ve akşamları Aker tarafından korunduğuna inanırlardı. Aker’in kapılarda mezarlarda ve bazı yerlerde iki başlı aslan şeklinde heykelleri yapılmıştı. Bunlar evhalkını ve mezardakileri şeytan ve hainlerden korurdu. Aker ibadeti Greko-Romen periyoduna kadar sürmüştür. Aker için diğer büyük Mısır tanrılarına yapıldığı gibi bir tapınak yapılmamıştır.