IMHOTEP

Tıp ve Öğrenim Tanrısı

 

Adının anlamı “Barış için gelen”dir. Tarihe baktığımızda Imhotep; vezirdi, sihirbazdı, ilk mimardı ve doktordu. Hikayeye göre de Ptah’ın oğluydu. Annesinin de bazen Sekhmet olduğu, Ptah’la evlendiği ve Yukarı Mısır’ın hakimi olduğu söylenmektedir.

Imhotep’in çok sayıda heykel ve heykelcikleri bulunsa da hayatı hakkındaki bilgiler çok azdır. Sade elbiseler giyen sıradan biri olarak gösteriliyordu.

İmhotep, Heliopolis’te güneş tanrısı Ra’nın yüksek rahibi görevi ve firavunlara da vezirlik makamında hizmet etmişti. Ptah’ın oğlu olduğu söylendiğinde annesinin ölümlü adı da Khredu-ankh’tı. O bir deha olarak saygı gördü ve bir dolu ünvana sahip oldu.

İmhotep’in tam ünvan listesi şöyledir:

  • Aşağı Mısır Kral Veziri
  • Yukarı Mısır’ın İlk Kralı
  • Büyük Saray Yöneticisi
  • Kalıtsal Asilzade
  • Heliopolis’in Yüksek Papazı ve İnşa Edicisi
  • Heykeltraş ve Vazo Yapıcıların Şefi

 

MİMARİ YÖNÜ

Firavun Djoser’in Veziri olduğu zamanlarda, III. Hanedanlık zamanında yaklaşık MÖ 2630–2611 yılları arasında Mısır Sakkara’daki Step Piramidi tasarlamıştı. Step Piramit Kompleksi günümüze kadar bakıldığında antik dünyanın en parlak mimari harikalarından biridir ve ilk anıtsal taş yapı olarak da kabul edilmiştir. Mimarı Imhotep de tarihteki ilk usta mimar olarak bilinmektedir. Onun Sekhemkhet’in bitmemiş piramidinde de eli olduğu sanılmaktadır. Muhtemelen de Edfu Tapınağı’nın kurucusu olduğu da kesin olmamakla beraber sadece varsayımdır.

TIBBİ YÖNÜ

Imhotep, Mısır’da tıbbın kurucusu ve Edwin Papirüsü’nün de yazarı olarak bilinmektedir. 90’dan fazla anatomik terim ve 48 yara tedavisini keşfetmiştir. Edwin Smith Papirüsü’nün ise MÖ 1700 yılında yazıldığı sanılmaktadır. Fakat belki de yazma işlemi 1000 yıl önce başlamıştı.

Imhotep, Memfis’te bir tıp okulu kurmuş olacağı, bunun da muhtemelen Asklepion olarak bilinen kült merkezinin bir parçası olabileceği düşünülüyor. Burası da yaklaşık 2000 yıl kadar meşhur olmuştu. Bütün bunlar Batıdaki Tıbbın Babası Hipokrat doğmadan 2,200 yıl kadar önce meydana geldi!

Öldükten sonra iki bin yıl onun heykelleri bir tanrı gibi yükselmeye başladı. Inhotep, Yunanlılar tarafından Asclepius’a bağlandı. İmhotep, şifanın mucidi olarak kabul gördü. Bazı zamanda Nuit’in oğlu olarak anıldı. Sanat eserleri yönünden Hathor’la ilişkilendirildi. Bazen de Maat gibi adalet ve hakikat kavramı oldu.

Imhotep, kişilik kültü ve bilgeliğiyle Kemet gibi, öldükten sonra tanrılaştırıldı. Roma Katoliklerinin azizleri gibi özel bir şefaatçi konumuna yükseldi.

Öldükten 100 yıl sonra tıbbi yarı tanrı şeklinde yükseldi. Öldükten yaklaşık 525–2000 yıl arası da tam bir tanrı olarak yükseldi ve Memfis’teki yüce üçlüden biri Nefertum ile yer değiştirdi. Turin Kanunları’nda Ptah’ın oğlu olarak bilinmektedir.

Imhotep ile Amenhotep, bugüne kadar tam tanrı pozisyonuna yükselmiş tek ölümlü Mısırlılardır.

Ayrıca Imhotep bilgeliğin tanrısı Thot ile de ilişkilendirilmiştir.

Imhotep’in ana ibadet merkezleri Hathor’daki Ptolemik tapınağı ve Thebes’te Karnak ve Der-il Bahari’dir. Amenhotep-Son-of-Hapu ile birlikte ibadet edilirdi. Philae’deki Deril Bahari Tapınağı’nın üst terasında İmhotep’e ait kutsal bir şapel vardır ve İsis Tapınağı’nın doğu direğinin hemen önünde durmaktadır. Ayrıca Aşağı Mısır’da Memfis’te Serapeum yakınına onun adına bir tapınak dikilmiştir.

Daha sonraları ilk Hristiyanlar tarafından da Jesus gibi kabul görüp ibadet edilmiştir. İlk Hristiyanlar putperest şekilde ona ibadet etmişlerdir. Etkisi çağlar boyunca da devam etmiştir. Eski Yunan’da da tıbbın tanrısı Aslepius gibi ona ibadet edilmiştir. Romalı imparatorlar Claudius ve Tiberius tarafından Mısır tapınaklarının duvarlarına Imhotep’i öven yazıtlar yazılıp onurlandırılmıştır. Sakkara’da mezarının hala olduğu da düşünülmektedir. Mezar yeri tespit edilememiş, Sakkara’da 3518 numaralı mastaba yattığı resmi olmasa da söylenmektedir.