İSİS

Annelik ve Bereket Tanrıçası

İsis yaratılmanın kadın modelidir. Annelik ve bereket tanrıçasıdır. İsis tarihte ve mitolojide değişik isimler ve pozisyonlar almıştır. Bazen bir kadın tanrıça bazen ise kadın yaratıcıdır.

İsminin anlamı harfi harfine Taht’ın Kraliçesi demektir. Onun tacının sembolü, öldürülen kocası Osiris’i simgeleyen boş bir taht sandalyesi şeklindedir. Tahtı kişiselleştirerek Firavun gücünün önemli bir kaynağı oldu. Firavun, İsis’in çocuğu gibi tasvir edilmiş ve sunduğu tahta oturmuştur. İsis kültü Mısır’da baştan sona popüler olmuştu. En önemli tapınakları ise Nil Deltası’ndaki Behbeit El-Hagar’dır ve Yukarı Mısır’daki Philae adasındaki Nectanebo I (MÖ 380-362) hanedanlığı ile başlamıştır.

Başlangıçtaki hiyerogliflerde ise isminin anlamı kadın vücudu demekti ve kraliçeler, yüceltilmiş ve gerçek anlamlarında da kullanılmıştı. Bu tanrıça için kullanılan en yaygın isim olan İsis’tir ve çeşitli bozulmalar olmuştur. Halen daha İngiliz spikerlerin “eye-sis” olarak telaffuz etmesi bile yanlıştır. Eski Mısır dilindeki telaffuzunu hala bilmiyoruz çünkü hiyerogliflerde sadece ünsüz harfler var ve ünlü harflerin olmaması telaffuzda çelişki yaratıyor. Mısır hiyerogliflerinde ismi genellikle “jst” olarak çevrilir ve kolay telaffuzu da “ee-set” şeklindedir.

İsis’in sembolü Sirius cennetleridir. Köpek Yıldızı’nın kendisini yansıttığı genel bilinen bir bilgidir. Sirius büyük sevdasıdır çünkü sadece Yeni Yıl başlangıcı değildir. Nil’in su baskınını da işaret etmektedir. Mısır için yenilenen zenginlik ve ferah anlamına gelmektedir.

Yeraltı dünyasının yüce hanımı, Osiris alemine giden ölülerin vücutlarını yeraltı alemine uygun şekilde değiştirmeye yardım ediyordu. Bu yüzden İsis, Osiris ile birlikte Yaşam Veren, ölülere ve yaşayanlara yemek taşıyan biri sıfatını kazandı.

İsis Mısır tarihinin erken dönemlerinde bütün büyük ilkel tanrıçaların ve yerel tanıçalar Nekhebet, Uatchet, Net, Bast, Hathor vs.özelliklerini içine almış ve yaşamdan İsis’in güçlerini sınırlamak mümkün değildir; Su tanrıçası, dünya tanrıçası, mısır tanrıçası, yıldız tanrıçası, Yeraltı Kraliçesi ve bir kadın. Bütün Mısır tanrıçalarının niteliklerinden bir veya daha fazlasını alıp birleştirmiş şekildedir.

İsis’e, ilk kez Mısır’da saygı duyulmuştur. Hemen hemen bütün Mısırlılar tarafından tapılan tek tanrıçaydı. Yunan tanrıçası Demeter gibi ülkede baya yaygın ve taraftarları olan bir tanrıça olmuştu. Mısır’ın Büyük İskender tarafından fethinden sonra, Ptolemy I tarafınan başlatılan Helenizm Kültü ile İsis, Cennetin Kraliçesi olarak bilindi. Büyük İskender’in fethinden sonra İsis’e yapılan ibadetler, Greko-Romen dünyasında da hızla yayıldı. Tacirus’un yazmalarına göre, Julius Sezar’ın suikastinden sonra, İsis onuruna tapınak yapmaya karar verdiği, Augustus’un bunu duydurduğu ve Roma tanrılarını Roma’ya geri döndürmeye uğraştığı biliniyor. Eskiden Roam’da İsiac Festivali de yapılırdı.

KÖKENİ

İsis, dünya tanrısı Geb ve gökyüzü tanrısı Nut’un ilk kız kardeşidir. Erkek kardeşi Osiris ile evlendi ve Horus’a hamile kaldı. Osiris, Seth tarafından öldürülünce İsis, onun dirilmesinde etkili rol oynadı. Sihirli ustalıklar kullanarak parçalanmış vücüdunu toplayıp yeniden canlandırdı.

Birçok Mısır tanrılarına ilk yerel kültler tarafında ibadet edildi ve sonraları popüler olup her yere yayılmışlardı. Mısır’daki büyük kasaba ve şehirlerde belirli bir tanrı evi olarak bilinmeye başlayan yapılar yapıldı. İsis kültünün kökeni ise belirsizdir fakat inanışa göre İsis, MÖ 3100 yılından önce Nil Deltası’nda Sebennytos’ta hanedanlık öncesi dönemin popüler tanrısı olarak kabul görmüştü.

İsis hakkındaki ilk yazılı belgeler, Mısır’daki 5. Hanedanlık zamanından da eskidir. Taht ile ismi birleştirilerek, bazı erken dönem Mısır bilimcilerin ona taht-anası ünvanı verdiler. Bu birleşme sonrası onun bilgelik yönü daha fazla desteklenmişti. Bazı Afrikalı kabileler, tahttakini kral annesi olarak bilirler, bu teori Eski Mısırlılar için daha iyi bir fikir gibi duruyordu.

İsis-Osiris Miti’nin Greko-Romen Periyodu zamanında kutsal Pompei ve Delos’la beraber çok önemli bir yeri vardı. Her sene Nil Nehri’nin taştığına inanırlar çünkü bu durumu, İsis’in Osiris için gözyaşı dökmesine bağlarlardı. Osiris’in ölümü ve tekrar dirilişi her yıl ayinlerle tekrar tekrar yaşatıldı. İsis’e ibadet etme kültü Greko-Romen dünyasında kısa sürede yayıldı ve Hristiyanlık dönemi putperestliğin baskısına kadar da devam etti.

İSİS ve OSİRİS MİTİ

Bu mit çeşitli şekillerde anlatılmaktadır fakat hepsi aynı mesajı vermektedir. Ölüm ve dirilişin, ruhsal yolculuğun seyrini anlatmaktadır.

Plutarch’a ait kayıtlarda bu mit şöyle anlatılır; Set, Osiris’i kandırıp bir kutu içine koyup ve bu kutuyu kurşunla mühürleyip Nil Nehri’ne atmıştı. Osiris’in karısı İsis, bir ağaç gövdesine gömülü halde onun kalıntılarını bulur. Fenike kıyısında Byblos’taki bir sarayın çatısında duruyordu. İsis tabutu kaldırıp açtı fakat Osiris ölüydü. İsis, babasından öğrendiği bir büyüyü kullanıp Osiris’i tekrar hayata döndürür. Hayata döndükten sonra tekrar ölür ve cesedini çöle saklar.

Aylar sonra İsis, Horus’u doğurur. Onu yükseltirken, Set bir gece avlanmaya dışarı çıkar ve Osiris’in cesedine rast gelir. Öfkelenen Seth, bulduğu cesedi 14 parçaya ayırır ve arazi boyunca bu parçaları dağıtır. İsis dağılan cesedin bütün parçalarını toplar fakat bir balık tarafından yenen cinsel organı bulamaz ve bu cinsel organı Mısırlılar tarafından tabu olarak kabul edilir. İsis, defnetmek için bulduklarını güzel şekilde toplayıp sarar. Tanrılar İsis’in bu özverisinden etkilenirler ve Osiris’i yeraltı tanrısı olarak diriltirler. Osiris’in ölüm ve dirilişi, Nil’in taşması ve çekilmesi olaylarıyla ilişkilendirilmiştir.

Diodorus Siculus’un bu miti farklı bir anlatımına göre, Osiris eski bir kraldı ve Mısırlılara tarımı ve uygarlık sanatını öğretmişti. Osiris, erkek kardeşi Seth tarafından öldürülür. Diodorus bu olayı Yunan mitolojisindeki “Tayfun Canavarı” ile ilişkilendirir. Tayfun vücudunu 26 parçaya ayırır ve arkadaşlarına bu parçaları dağıtır. İsis ve Horus, Osiris’in intikamı için Tayfun’u öldürür. İsis, Osiris’in bütün parçalarını kurtarır ve onları gizlice defneder. Tek eksik cinsel organıdır. Bunlardan kopyalar yapıp, Osiris’e ait ibadet merkezlerine dağıtmıştır.

Osiris’teki balık benzetmesi Yunan mitolojisindekini andırır. Yunan çoban tanrısı Pan, Tayfun tarafından saldırıya uğradıktan sonra Nil Nehri’nde belden aşağısı balık şeklinde çıkar. Bu benzer çatışmalar Yunan mitolojisinde Zeus ve Dionisos’un Tayfun tarafından parçalanmasına da benzemektedir.

Son antik çağlarda da İsis kültü çok önemli oldu. Güçlü kült merkezleriyle diğer tanrıça kültlerinin değerini bitirdi. Diğer tanrılar gibi İsis kültü de Mısır dışına yayıldı ve Helenistik dönemde merkezi bir kült merkezi oldu. İsis Tapınakları Mısır’ın dışında da yapılmaya başlandı. Çoğu bölgelerde İsis hayranları da İsis’i yerel tanrıça olarak farklı isimlerde kabul ettiler.

Yunanlılar ona Demeter, Romalılar Ceres olarak tanımladılar. Tüm eski uygarlıklarda her zaman tanrıça oldu. Diğer Akdeniz tanrıçaları Demeter, Astarte ve Afrodit onunla özdeşleştirildi. Greko-Romen dünyası boyunca İsis kültü, gizemli dinlerin ve çoğu klasik tapınakların, kültlerin ve törenler için büyük önem arzetti. Anne ve koruyucu özellikleri sebebiyle, Hathor’un bazı yönlerini de kazanmıştı. Bu sebeple denizcilerin ve Akdeniz’deki ticaret gemilerinin de koruyucu tanrıçası olmuştu.

Hristiyanlığın oluştuğu zamanlarda, Roma İmparatorluğu’nun her köşesinde İsis’in dini çizimleri vardı. İtalya’da Mısırlıların dini çok güçlüydü. Pompei’de arkeolojik kazılarda İsis kültünün ne kadar önemli olduğu görülmüştür. Roma’da tapınaklar ve obeliskler onun şerefine dikilmişti. Yunanistan’da, Delos, Delphi, Eleusis ve Atena gibi tanrılara ait ibadet merkezleri, İsis taraftarları tarafından alınmıştı. Bu olayda ağırlıklı olarak Kuzey Yunanistan tarafında olmuştu. Karadeniz ve Arap Denizi’nde bulunan İsis limanları da vardır. Galya, İspanya, Pannonia, Almanya, Arabistan, Küçük Asya, Portekiz’deki İsis taraftarlarına ait yazıtlar vardır ve İngiltere’de de çok sayıda türbe vardır.


TAPINAKLARI VE PAPAZLARI

İsis adına inşa edilmiş tapınaklar Irak, Yunanistan ve Roma’da yapıldı. Pompei en iyi korunmuş bir örneğidir. Yunanistan’daki Delos adasında İsis’e ait Doric Tapınağı, Roma Periyodu başlarında yüksek bir tepede kutsal üçlü İsis, Alexandrian Serapis ve Harpocrates için inşa edilmiştir. Yunan tanrıları Artemis ve Apollo’nun doğum yeri olarak bilinen Delos’taki bu tapınak önemlidir. İsis tapınağından önce bu adada, Yunan tanrılarına ait tapınaklar vardı.

Osiris ve İsis kültü Yukarı Nil’deki Philae adasında 6. yüzyıla kadar devam etti. Bütün pagan tapınakları 380 yılında Teodosius’un emriyle yok edildi. Justinian zamanında bu durduruldu. Bu toleransa, Blemyes-Nobadae-Diocletian arasındaki eski bir anlaşma sebep oldu. Her yıl Nil Nehri kıyısındaki Elephantin’i ziyaret ederler, kehanet amaçlı olarak Blemyes de adadaki nehirden İsis’in görüntüsünü alırdı. Justinian tapınakları yok etmek için Narses’i gönderir. Bu görüntüler Konstantinopolis’e götürülürken bunu götüren rahipler tutuklandı. Philae’nin de kapatılması antik Mısır’ın sonu oldu.

 

İSİS TAPINAĞI

Greko-Romen zamanında rahiplerin şifa verici ve özel güçleri olduğu biliniyordu. Hatta rahiplerin rüya tabiri yaptıkları ve havayı kontrol ettiklerine de inanılırdı. Onlar saçlarını örer, taramazlardı. Çünkü Mısırlılar sihirli güçlerin bu saçlardaki düğümlerde olduğuna inanırlardı.

İsis Tapınağı, Mısır tanrıçası İsis’e adanmış bir Romen tapınağıdır. Bu küçük ve neredeyse bozulmamış tapınak, 1764 yılında Pompei kazıları esnasındaki ilk keşiflerden biri olmuştur. Bu tapınak tamamen 20 Temmuz 1765 yılında Francisco la Vega tarafından ayrıntılı bir yazıtla teyit edildi. Bu tapınağa ait orijinal tablo ve heykelleri Napoli Arkeoloji Müzesi’nde görebilirsiniz. Sitenin geri kalanları sütunları, taşları vs de, Via del Tempio d’Iside görebilirsiniz.

Pompei tapınağı korunmuş ikinci yapıdır; Augustan zamanında yapılan orijinal yapı, MS 62 yılındaki ilk depremde zarar görmüştü. 17 yıl sonra volkanik büyük bir patlamayla oldu ve Iseum (Greko-Romen İsis Tapınağı) tek kaldı. İseum dar ve küçük alana sıkışmış olmasına rağmen Büyük Tiyatro’da tiyatro severlerin yoğun trafiğiyle gücünü kaybetmedi. Stabian Kapısı ve Üçgen Forumu ile hayranlarını bekledi.

Bu tapınağın asıl hayranları kadınlar, köleler özgür erkeklerdi. Merhametli tanrıça İsis’e ibadet kültünü başlattılar. İsis de onlara yaşam boyunca kurtuluşu ve ölümden sonra da süreklilik sözü verdi. Tapınak özgür babası Numerius tarafından 6 yaşındaki bir çocuğun onuruna yeniden inşa edildi. Tapınaktaki çoğu sahnelerde Pompeililerin yemek odalarında tekrar yaratıldığını gösterir. Birçok kişi de siyasi, ekonomik ve sosyal nedenlerle bu tapınağı ziyaret ederdi.

İsis, Antik Mısır dini inançlarının bir tanrıçasıydı ve Greko-Romen dünyasına doğru da bu inanç gitmişti. Ona bir anne gibi, bir eş gibi, doğanın ve büyünün anası gibi ibadet edilmişti. O da varlıklıların, bakirelerin, aristokratların yöneticilerin dualarını dinleyip, kölelerin, günahkarların, sanatkarların ve ezilenlerin arkadaşı oldu. İsis rahipleri genellikle başlarını traş eder ve yünün aksine keten elbiseler giyerlerdi. İsis ibadeti, Mesih inancıyla örtüşmüyordu. Ölümle her şeyin bitmediğini aksine ölümün ilahi bir birleşmeyi işaret ettiğini söylerdi.

MÖ 100 yılları civarında İsis kültü Pompei’ye ulaşır. Numerous’un oğlu MS 62 yılında ilk tapınağı yapması ve ardından deprem olmasından sonra tapınak tekrar inşa edilir. Ortam ve süslemelerle ayinler için muhteşem bir fon hazırlandı. Bu hizmetler sabah ve akşamları şarkılar eşliğinde yapılırdı.

İsis, uzun bir elbise giymiş bir kadın olarak genelde resmedilmiştir. Taht içinde hiyeroglif sembollü taç takardı. Bazen de lotusu tutan biri olarak, bazen de çınar ağacı şeklinde resmedilmişti. Thutmose III’ ün mezarında çınar ağacı emzirmesi şeklinde tasvir edilmiştir. Hathor rollerinin çoğu asimile olduktan sonra İsis’in başlığı Hathor ile değiştirilir. Başındaki inek boynuzlarının arasında bir güneş diski yapılmıştır. Bazen de inek veya inek başı şeklinde de temsil edilmiştir. Bazı zamanlar da genç bir çocukla tasvir edilmiş ve bu çocuğun Horus (firavun) olduğu bilinmektedir. Bazen de Osiris’i tekrar geri getirmek için uçan bir uçurtma olarak resmedildi.

İsis bazı tasvirlerde de elinde basit bir ankh işaretiyle görülür. Son zamanlardaki görüntülerinde ise Hathor’la ilişkili şekilde ağırlık verilmiştir. Bu resimlerde de kutsal ve bereket taşıyan kolyesiyle resmedilmiştir.

İSİS DÜĞÜMÜ

Düğümün ve sihirli gücün birleşmesi arasındaki bu ilişki İsis’in sembolüdür. Refah ve hayat anlamı vermektedir. İsis’in Düğümü, İsis’in Tokası veya İsis’in Kanı olarak da değişik isimler almıştır. Bu düğüme Tiet denirdi ve sonsuz yaşam ve dirilişi temsil etmekteydi. İsis’İn Kanı tabiri de belirsizdir fakat Tyet sıklıkla kullanıldı. Genelde kırmızı ağaçtan, taştan ve camdan yapılırdı.