MA’AT

Adalet Tanrıçası

Maat, büyük bir devekuşu tüyüyle örtülmüş bir taç giyen uzun boylu bir kadın olarak tasvir edilmişti. Onun totem sembolü taş bir platform veya düzgün bir temeli olan bir taş şeklinde resmedilmiştir.

Maat veya Mayet, Eski Mısır’da söyleniş itibariyle; denge, düzen, adalet, ahlak, hukuk anlamlarına gelmektedir. Bazı zamanlar yıldızları ve mevsimleri düzenleyen bir tanrıça olarak kişiselleştirilmiştir. Yaratılış anından dünyanın düzenine kadar ölümlülerin ve tanrıların tüm eylemlerini de düzenlediğine inanılırdı. Sonraları Mısır tapınaklarındaki geleneklerde erkek yönüyle eşleştirilmiş ve erkeksi mevkidaşı Thot ile tüm özelliklere sahip olduğu kabul görmüştür. Thot gibi, Logos Platosu’nu temsil ederdi. Ra’nın yükselişinden sonra Güneş Yelkenlisi’nin rehberi olarak tasvir edildi.

Yaratma rolünden sonra ve ölüler aleminde de büyük rolü vardı. Tacında taktığı devekuşu tüyüyle, ölülerin yeraltında günahlarını ölçerdi.

Maat prensibi, yasalar içinde kısmi de olsa zamanla yasalaşmıştı. İlahi emirin dünyanın yaratılışı sırasında olduğuna inanırlardı. Bu ilahi emir öncelikle çeşitli çevre, tarım ve sosyal ilişkilerden esinlenmişti.

Ma’at’ın önemine ek olarak, Eski Mısır hukukunda çeşitli ilkeler vardı. Toplumda eşitlik ve hukukun adil işlemesiydi. Bu yüzden Mısırlılar Ma’at’a sarsılmaz bir aşkla bağlıydılar. Bireysel olarak tek tek Maat tarafından üretilmiş geniş bir düzenin parçası olarak kendilerini görürlerdi.

Mısır tarihinin Yunan Periyodu zamanında, Yunan hukuk düzeni Mısır hukuk düzeniyle eşdeğerdi ve bu yasaları Yunanlılar da tercih etmişlerdi. Mısır’ın kontrolü Romalıların eline geçtiğinde ise Roma hukuk sistemi Mısır’a empoze edilmişti. Taoizm ve Konfüçyanizm’in temel kavramları da Ma’at’a benzemektedir. Çoğu kavramlar yasalara girmişti. Bu kavramların çoğu Mısırlı filozoflar ve memurlar tarafından tartışıldı ve bunlar da Ölüler Kitabı olarak bilinen kutsal metine aktarılmıştı. Ortak sosyal ve mesleki durumları ele alan bu manevi metinler, Ma’at’ın ruhuna adanmıştı.

Tanrıça Ma’at bir ahenk ve uyum tanrıçasıydı. Ayakta veya oturan bir kadın olarak temsil edilmişti. Bu temsillerde bir elinde asası diğer elinde de Ankh tutmaktaydı. Bazen de başında bir deve kuşu tüyü olan kanatlı şekilde tasvir edilmişti. Doğruyu ve adaleti sağlamak firavunun görevidir. Bazen onlara bu durumlarında dolayı Meri-Ma’at ünvanı verilmişti. Doğruluk ve düzenin lideri olarak kabul edildiğinden beri Ma’at’ı yaratılış esnasında ortaya çıktığına inanılmaktaydı. Kaostan sonra oluşan evrenin düzenini sağladığına inanıldı.

Mısır tapınaklarında Thot inançları ortaya çıktığında, Dokuzlu Tanrı inancını Hermopolis’te bitirmeye başlamıştı. Bundan dolayı Dokuzlu Tanrı’nın ve Thot’un annesi olduğu söylendi.

Duat’da Mısır’ın yeraltı dünyasında ölülerin kalpleri Ma’at’ın tek bir Shu tüyüne karşı tartılırdı. İki Hakikatler Salonu’nda Ma’at kavramını sembolik olarak temsil etmektedir. Değersiz olan kalplerin Duat’da kalmasını kınamak için tanrıça Ammit onları yerdi. Kalp, antik Mısırlılar için ruhun bölgesi olarak kabul edilirdi. İyi ve saf insanların kalplerini de Aaru’ya gönderirlerdi. Osiris Mısır tanrılarının bir parçası olduktan sonra Aaru kapılarının bekçisi olarak görüldü ve Dokuzlu Tanrı geleneğinden dolayı da Anubis’in yerini aldı.

Yukarıdaki papirüste kalbin tartılma sahnesi yapılıyor. Bu tip çizimleri Ölüler Kitabı’nda veya mezar sahnelerinde de görebiliriz. Bu sahnede Anubis tartıyı denetliyor, aslan başlı Ammit de orada oturup tartının sonucunu bekliyor. Tartıdan geçemeyen kalpleri anında orada tüketiyor. Resimdeki terazinin bir kefesinde dik bir kalp, diğer tarafında da Shu tüyü konularak terazinin dengesine bakılıyor.

Ma’at eski Mısır tasvirlerinde genelde uzun kanatlı, başında eğri bir devekuşu tüylü ve bazı zamanlarda sadece bir tüylü kadın olarak resmedilmiştir. Ölülerin ruhlarını koruma sembolü olarak bazı lahitlerde resimler bulunmaktadır. Mısırlılar Ma’at olmasaydı dünyada kaos olacağına inanırlardı.

Ölüler Kitabı’nda ve Mezar Yazıtlarında Ma’at Motifleri

Ölüler Kitabı’nın 125. bölümünde, Eski Mısır mezar edebiyatının bir yönü anlatılmaktadır. Ahlaki saflık ve kötülükle ilgili 42 deklarasyon tanımlanmıştır. Bu deklarasyonlar mezardan mezara değişmektedir ve Ma’at’ın kurallarının bazı mezarlarda kabul edilmediği görülmüştür.

Ölüler Kitabı’ndan bir bölümün papirüse yazılmış hali

Bu durumlardan şunu anlıyoruz ki, Ma’at anlayışı ölüden ölüye farklılık göstermektedir.