WADJET

Wadjet (Wadjyt, Wadjit, Uto, Edjo, Buto) en eski Mısır tanrıçalarından biridir. Ona ibadet etme, Hanedanlık öncesi Periyot zamanında başlamış zaman ilerledikçe de değişmiştir. Per-Wadjet’in yerel tanrıçası olarak başladı ve sonraları da Aşağı Mısır’ın koruyucu tanrıçası oldu. Hanedanlık öncesi Periyot’un sonu ile Aşağı Mısır’da kişiselleştirilmiş olarak kabul gördü ve kız kardeşi Nekhbet /Yukarı Mısır’ın koruyucusu) ile sıklıkla göründü. Bu birleşik ikili bir bütün olarak ülkeyi temsil etti ve firavunlar “nebty” ismiyle temsil edildi. Nebty, iki hanım demekti. Kral Mısır’ın her iki bölümüne de bu vesileyle hükmetti. Nebty adına I. Hanedanlık zamanı Anedjib saltanatuı zamanından kalma eserlerde rastlanılmıştır.

Piramit Yazıtları’nda Wadjet için papirüs bitkisi ve papirüs bataklığından ilk kez yaratıldığı ileri sürülmüştür. Papirüsle bağlantısı güçlenmişti. Adı papirüs bitkisinin glifini kullanarak yazılmıştı. Papirüs, Aşağı Mısır hanedanının da bitkisi olmuştu.

Başka bir mite göre Wadjet, Atum veya Ra’nın kız kardeşiydi. Tefnut ve Shu, Nun sularında kaybolduğu zaman onları bulmak için “gözü”nü ona yolladı. Onları bulup dönünce Ra mutlu oldu ve ağladı. Böylece ilk insan da onun göz yaşlarından yaratıldı. Kızını ödüllendirmek için kızının başının üzerine bir kobra şeklinde oturdu. Böylece ona yakın duracak ve devamlı onu koruyacaktı.

“Ra’nın Gözü” ünvanını alan tanrıçalardan biri olmuştu. Aslında “Ra’nın Gözü” sembolü sıklıkla “Wedjat” olarak bilinir. Bu şekildeyken babasının intikamı için dışarı çıktı ve neredeyse tüm insanlığı yok ediyordu. Kana benzeyen nar sularından yapılan biralarla kandırılıp insanlığın yok olması kurtarıldı.

Ma’at ile de çok yakından ilişkili bir tanrıçaydı. Kral olarak taç giymeden önce, Geb saldırdı ve annesi Tefnut’a tecavüz etti. Firavun olarak gittiği zaman alnına Kraliyet Yılan’ı koydu. Alnındaki yılan şahlandı, tanrıya ve yandaşlarına saldırdı. Geb’in maiyetindekilerin hepsi öldü ve tanrı da ağır yaralandı.

Wadjet genellikle agresif bir tanrı olarak tanımlanmıştır. Kız kardeşi Nekhbet ise daha ağırbaşlı bir koruyucuydu. Ancak onun da nazik bir tarafı vardı. Wadjet, İsis’in genç Horus’u bakıp beslediğine ve yardım ettiğine inanıyor böylece deltanın bataklıklarında bebeği Seth’den koruyordu. Wadjet, doğum sırasında tüm kadınlara koruma sunmak için de kabul edilmişti.

O ve kardeşi yetişkin Horus’u da, Seth’in yandaşlarından korudular. Horus’u kanatlı güneş diski şeklinde takip etti. Wadjet ve Nekhbet taçlı yılan şeklinde onu kuşatıp sardılar. Bu koruma kalkanı firavuna kadar uzadı ve firavunlar da bu Kraliyet Yılanı’nı devamlı alınlarına giydiler. XVIII. Hanedanlık zamanı kraliçeleri ise taçlarına bir yılan daha ekleyip iki yılanlı taç giydiler. Birisi Wadjet’i diğeri Nekhbet’i temsil ediyordu.

Wadjet, ayın beşinci günü beşinci saati ve “iput-hmt” (Epipi) ile ilişkilendirildi. Bu ay, Mısır takviminde hasat ayıdır. Ayın onuncu günü onun şerefine festivaller yapılırdı.Yedinci günü “khnty-khty” (payni) ve sekizinci günü “Wpt-rnpt” (Mesori) “Tanrıçanın ilerlediği gün” olarak bilinirdi. Bu son iki tarih kabaca kış ve ilkbahar gündönümüne denk gelmekteydi.

Wadjet Tapınağı’nda ibadet edilirdi. “Pe-Dep” olarak da bilinir. Bu tapınak Eski Krallık zamanında kurulmuştu ve Piramit Yazıtlarında da gösterilmiştir. Bu tapınakta Wadjet, Horus ile bağlanmıştır. Wadjet’in Aşağı Mısır’daki Hapi’nin karısı olduğu da düşünülmektedir. Aşağı Mısır temsilcisi rolüyle Seth ile de bağlantılıydı. Bazı zamanlar ise Ptah’ın karısı ve Nefertem’in annesi olarak da tanımlanmıştı. Zaman zaman ise Sekhmet gibi aslan şekli almıştı.

Kutsal hayvanı kobraydı. Sıklıkla kobra yetiştiricisi, kanatlı kobra ya da kobra kafalı bir kadın olarak tasvir edilmişti. Aşağı Mısır’In kırmızı tacını giyen bir kadın olarak da tasvir edilmiştir. Sıklıkla kardeşi Nekhbet ile görünmüştür. Nekhbet kadın veya yılan şeklinde olurdu. Geç Periyot zamanında firavun faresi ile ilişkilendirildi. Bilindiği üzere bu hayvan yılanları öldürmekte ustaydı ve Horus için kutsanmıştı. Mısırlılar Wadjet heykelleri içine mumyalanmış firavun farelerini ve küçük fareleri yerleştirmişler ve bunları da ölüyle beraber defnetmişlerdir. İki hayvandan biri olan firavun faresi gündüzü, küçük fare ise geceyi temsil ederdi. Ona bir akbaba tanrıçası olarak tapınıldı. “Ra’nın Gözü” şeklindeyken aslan başlı kadın ve kobra ve güneş diski giymiş şekilde tasvir edilmişti.