Eski Mısır’da Bilim ve Teknoloji

MÖ 1100 yılında Amenhotep I, kainat hakkında bir katalog yaratmış, yıldız kümelerinin 36 grup olduğunu söylemişti. Bu yıldız kümeleri onlara geceleyin zamanı bildirirdi. Her biri 40 dakikada bir doğardı. 18 yıldız kümesi vardı ancak karanlıktan dolayı geceleri sadece 12 tanesi hesaplanabiliyordu. Bu hesaplamalar tabut kapaklarında bulunmuştur.

Piramitlerin yapımında astronomiden faydalanılmıştı. Mısırlılar yıldızlara bakarak, güney, kuzey,doğu, batıyı bulurlardı. Büyük bir matematik ve geometri harikası bu yapılar o zamanlarda nasıl yapıldı bilinmiyor. Ama Mısırlının matematiksel bilgisinin çok fazla olduğu eserlerinden görülmektedir.

Mısırlılar takvim yapımında da astronomiden faydalandılar. Mevsimleri 4 kameri aya böldüler. Ancak kameri aylari yılda 12 aya kadar süre verebilecek uzunlukta değillerdi. Mecburen beşinci ay eklendi. MÖ 1300 yılında, Mısırlılar 43 takımyıldızı içeren yıldız katalogu yaptılar. MÖ 1100 yılında, güneş takvimini buldular. 12 ay ve her ay 30 gün dediler. Ekstra 5 günü de yılın sonu olduğundan festival günleri diye nitelendirdiler.

Mısırlılar tarafından en iyi bilim dehası biyoloji alanındaydı. Rahipler ölüleri defnederken, organlarını çıakrıp yıkarlardı. Mumyalama denilen bu olayı yapabilmek için, anatomi bilmek şarttır. Dini kabartmalara bunlar konulmamış fakat mumyalama için vücudu parçalamak şarttı. Diğer türlü defin olursa, günahkar olacağına inanırlardı. Bu batıl inanç sayesinde insan vücudunu çözmüşlerdi. Ayrıca bitkisel ilaçlar ve tedavi konusunda da aşırı bilgiye sahiptiler. Mısırlının tıp bilimi Yunanlılara oradan Orta Doğu’ya ve Avrupa’ya kadar uzamıştır.

Nil Nehri’nin hangi zamanlarda taşacağını da bilimleri sayesinde bilirlerdi. Ona göre toprağı eker, ona göre hasada girişirlerdi. En kötüsü belirlenen vakitte Nil’in taşmaması yada taşmasıydı. İşte o zaman büyük sorun var demekti ve hemen tantılarından yardım isterlerdi.

Binlerce harf ve şekillerden oluşan yazma sistemine sahiptiler. Çok fazla insan da okuryazardı. Papirüs imalatı çok zor ve pahalı bir işlem olmasına rağmen çok kıymetliydi. MS 5.yy’da hiyeroglif yazımı tamamen bitirilmişti.