THOTH

Thoth (Tehuty, Djehuty, Tahuti, Zehuti, Techu, Tetu) erken dönem Mısırlı tanrılardan birisidir. Mısır’da baştan sona popüler bir tanrıydı ama en çok Khnum (Hermopolis Magna) bölgesinde saygı duyulmuştu ve ona Sekizli Tanrı Grubu’nun bir parçası gibi ibadet edilmişti. Kültü gücü büyüdükçe, yaratıcı tanrı olarak mitler tekrardan yazıldı. Bu mitlere göre Thoth (kutsal hayvan ibis şeklinde), Ra’dan bir yumurta yaptı ve böylece doğdu. Diğer mitlere göre Thoth, kendi kendini yaratmıştı. Bir şiirde ise, Sekizli Tanrı Grubu’nun yarattığı da düşünülmüştür.

Başlarda Ay ve Güneş, Horus’un sağ ve sol gözü olarak düşünülmüştü. Efsaneye göre Horus’un sol gözü (Ay), Seth ile savaşırken yaralandı ve Thoth bunu restore etmişti. Zaman geçtikçe de Ay, Thoth ile ilişkilendirilmeye başladı çünkü Hilal şekli, bir İbis gagasını andırıyordu. Geç Periyot zamanında Khnum’da önem kazanmaya başladı ve burası da başkent oldu. Arkeologlar bu bölgede onun şerefine defnedilmiş binlerce mumya buldular.

Osiris ve İsis genellikle insanlığa medeniyet getirmelerine rağmen Thoth’un yazı yazma, tıp, büyü ve Mısırlı sivil ve dini uygulamaların mucidi olduğu düşünülmüştür. Hatta müziğin icadıyla daha da sevilmiştir ve daha çok Hathor ile ilişkilendirilmiştir. Thoth, katiplerin ve yazılı kelimelerin de koruyucusu olmuştu. Ma’at salonunda ölenlerin kararlarını kaydeden yeraltı katibi oldu. “Terazilerin Sahibi”, “Denge Tanrısı”, “Dengelerin Ustası” gibi sıfatlar verilmişti. Thoth karısı Seshat’ın yardımıyla da tanrılar kütüphanesini muhafaza etti. Tanrıların katibi olmuştu ve “İlahi Vücutların Efendisi”, “Tanrılar Birliği Katibi”, “Ra’nın Sesi”, “Ra’nın Danışmanı” olarak da sıklıkla tanımlanmıştı. Ra’nın gece gökyüzü yolculuğunda güneş teknesinin yanında otururdu. Thoth’u, Ra’nın verdiği bile bazen düşünülmüştü. Yeraltında ise “Mağaraların Arazisi” nin kayıtlarını tutar günahlarına göre cezalar verir ve diğer dünyada Ra’nın temsilcisi olarak hareket ederdi. Bu rolüyle onun karısı Ma’at olmuştu.

“Ölüler Kitabı” ve “Nefesler Kitabı”ndaki büyülerin yazarı olduğu da söylenir. “Bilginin Her Branşında Her İşin Yazarı, Hem İnsan Hem Tanrı” şeklinde büyük bir ünvan verilmişti. Mısır mitolojisinde “Thot’un Kitabı” da konuşulmaktadır. Bu kitapta tanrı evrenin tüm sırlarını yazmıştır. Onu her kim okursa dünyadaki en güçlü büyücü olacağına inanılırdı fakat bilgileri de lanetli olacaktı. Bazıları bu kitaba “Thot’un Zümrüt Tableti” derler.

Thot büyük bir büyücüydü ve göğün altında gizli bir kasası vardı. Bilgilerini de kardeşi Seth tarafından öldürülen Osiris için İsis’e yardım etmeye kullanıyordu. Anubis’e de yardım etmiş, ilk mumyalama ritüelini yaratmış ve Osiris’İn diriltilmesine yardımcı olmuştur. İsis’İn oğlu Horus’u vücuduna zehirli bir büyü sürerek korumuş, Genç olduğunu ve tahtın onun hakkı olduğunu her zaman desteklemiş ve bu savaşta da hep onun yanında olmuştur.

Çoğu Mısırlılar dini ve sivil ritüellerini güneş takvimine göre organize etmiştir. Thot, yazı ve Ay ile ilişkili olduğundan bu durum şaşırtıcı değildi ve bu durumda takvime bağlanmıştı. Ay kaybolmaya başladığında onunla ilişkilendirilir ve Thoth bilgeliğin, büyünün ve zamanın tanrısı gibi kendini geliştirir. Aynı zamanda zamanı ölçmek ve kaydetmek için de kullanıldı. Bilinen bazı sıfatları şunlardı: “Göklerin Hesaplayıcısı, Yıldızların ve Dünyanın”, Zaman ve Mevsimlerin Hesaplayıcısı” ve “Gökleri Ölçen ve Dünyayı Planlayan”. Thoth, 365 günlük takvimin de mucidi olduğu düşünülmektedir. Mite göre, normalde 360 gün olan takvime Ay ile kumar oynayarak 5 gün daha kazandırmıştır. Bu kazanımda ona Tanrıça Nut yardım etmişti. Kocası ya da oğlu Geb’e hamileydi. Fakat Ra, Mısır takviminde doğum için ona bir gün vermedi. Thoth Ay ışığından bir porsiyon kazandı o da yaklaşık 1/72’siydi. Bu oran da beş güne denk geliyordu. Böylece Nut, bu beş günü ona verdi ve bu beş gün Osiris, Horus, Seth, İsis, Netpthtys için doğum günleri oldu.

Aynı zamanda Thoth iyi bir danışman ve ikna eden bir konuşmacı olarak da bilinirdi. Antik bir mitde Thoth ve Shu, Ra’nın Gözü’nü eve dönmeye ikna etmek için Ra tarafından gönderilir. Ra’nın Gözü genellikle Tefnut şeklinde olurdu. Başka bir mite göre, değerli su Mısır’I terketmiş, araziler kavrulmuş ve ortalık kurumuştu. Bu zamanda Nubya etrafında insanları ve hayvanları öldürüyor ve onların kanını içiyordu. Thoth ve Shu, baboon gibi kendilerini gizlediler ve şımarık tanrıçayı aramaya başladılar. Onu buldular ve gayet mutluydu. Eve getirmeye uğraştılar ama o eve dönmedi. Thot dedi ki Mısır korkunç yokluğa gidiyordu ve topraklarda acı bir haldeydi. Eğer şımarık tanrıça eve gelirse büyük kutlamalar yapacağına dair söz verdi. Sonunda kabul etti ve müzisyenler, dansçılar ve babun eşliğinde Mısır’a geri döndü. Onlar şehir şehir gezerek Nil’e kadar gittiler ve suyu geri getirdiler. Böylece ülkeye büyük sevinç geldi.

Onun, bilgelik tanrıçası Seshat’ın kocası veya babası olduğu söyleniyordu. Zaman geçtikçe de Seshat’ın rollerinin çoğunu bünyesine alır. Bu durumda da onun kadın yönü görülür. Onların Hornub adında çocukları vardı. Hermopolis’te kocası Nehmauit’ti. Onlardan da Neferhor adında çocukları oldu. Bazı zamanlar ise Ma’at’ın kocası da olmuştu. Çünkü bazen babon şeklinde olabilirdi. Bazı zamanlar ise Astennu’nun (yeraltında yaşayan erkek babonlardan biri) ortağı olarak da nitelendirildi. Böylece Astennu, Thot’un basit bir yönü oldu.

Thot genellikle ibis kafalı bir erkek olarak tasvir edilmiştir. Sıklıkla bir katibin paletini ve kalemini tutar şekildedir. Bazen de Ankh ve asa tutar şekilde de tasvir edilmiştir. Thot bazı zamanlar ise kafasına ayın hilal hali şeklinde bir şekil giyerdi. Bunlardan başka Atef tacı, Yukarı ve Aşağı Mısır’ın çiftli tacını da giydiği şekilleri vardır. “Ra’nın Sesi” olarak hareket ettiğinde “Ra’nın Gözü”nü taşırdı. Bazen de baboon ve ibis şeklinde de tasvir edilmiştir. Ay ile kuşun ilişkisi olduğu düşünülmüştür çünkü kuş gagaları hilal şeklindedir. Baboon ise gece hayvanıdır ve sabahtan akşama kadar güneşle gevezelik ettiği düşünülmektedir.

Yunanlılar Thot’u, mesaj tanrısı Hermes ile ilişkilendirmişlerdir. İki tanrıyı birleştirip Hermes Trismegistus şekli vermişler ve Khnum şehrinin adını da Hermopolis olarak değiştirmişlerdir.