Eski Mısır’da Sanat

Mimari

Mimari Hanedanlık Öncesi Dönemde (M.Ö. 4000) gelişti.
Mısırlıların ölümsüz hayata olan inançları etkileyici bir mezar mimarisi oluşturmalarını sağladı. Firavunlar tahta çıktıklarında mezarlarının yapımına başlanıyordu ve hayatı boyunca devam ediyordu. Heybetli ve sağlam görünüşlü mimari taş duvarların dengesini sağlayabilmek ihtiyacından ötürü oluşmuştu.Firavun mezarları ile tanrılar için yapılan tapınaklar ve mezarlardaki lahitler Eski Mısır mimarisine egemendi.Duvarlar son derece kalındı ve dengenin sağlanabilmesi için eğimliydi.Geniş kirişler oluşturmak mümkün değildi, bu yüzden taş sütunlar birbirine yakın inşa edilirdi. Kirişler gerilme direnci küçük olan maddelerden yapılırdı ve yekpare olmak zorundaydı.Eski Mısır’da kubbe yapımı bilinmiyordu bu yüzden tüm çatılar düzdü. Taş yapılarda geniş kapı ve pencereler yapılamıyordu.Tarihi olaylar duvarlara ve dikili taşlara hiyeroglif yazı ile yazılıyordu.Dinsel semboller her türlü mimari yapının vazgeçilmez öğeleriydi.Tapınaklar tek katlı olurdu.

Kullanılan malzemeler
  • Taş : Büyük yapılarda granit, kireç taşı ve kumtaşı kullanılırdı.
  • Tahta: Mısır’da odun kaynağı bulunmamasından ötürü nadiren kullanılırdı.
  • Tuğla: Küçük yapılarda kullanılırdı fakat dayanıksız olduğu için çok azı bugüne kalabilmiştir.

İnşaatta kullanılan basit ve ilkel araçlara rağmen, yüzyıllar boyunca yıkılmayan, hatta yıpranmayan bu mimari harikaları Mısırlıların planlama, mühendislik ve iş teşkilatı gücünü ispat etmiştir.

Piramitler

Eski Mısırlılar firavunun öldükten sonra ölüler kralı Osiris olacağına inanırlardı. Yeni firavun da Horus(güneş-tanrının koruyucusu ve göklerin hakimi) olurdu. Bu döngü güneşin doğuşu ve batışıyla sembolize edilirdi.

Yapılış amaçları krallar öldükten sonra mezar ve hazinelerinin korunmasıdır. İlk piramit Kral Zoser tarafından veziri İmhotep’e yaptırılmıştır. (M.Ö. 2630 civarı)

En ünlüleri Giza Piramitleridir. Bunlardan Keops dünyanın eski yedi harikasından biri sayılmaktadır.

Piramitlerin bazı özellikleri:
  • Duvarları değerli taşlarla kaplıdır.
  • Lahitler piramidin tam merkezindedir.
  • İçerisinde bir çok kabartma, heykel ve hiyeroglif bulunur.
  • İçlerinde öbür dünyaya yapılan güneş yolculuğu mitolojisinin yanı sıra güneşin geceleyin karşılaştığı düşman devleri yenip, geceden şafağa zaferle çıkışını anlatan papirüs üzerine yazılmış metinler ve taşlar üzerine kazınmış resimler vardır.

Heykelcilik

Heykel yapımında sanatçıların uymaları gereken bir dizi katı kural vardı. Sanatçılar bu kurallara uydukları oranda değer kazanırlardı. Böylelikle üç bin yıldan uzun bir süre Mısır sanatı çok az değişmiştir.

  • Ağır, sabit figürler, geniş kafalar ve yuvarlak dolgun yüzler hiçbir ifade ve duygu taşımıyordu. Gözler dümdüz ileri bakıyor ve kollar yanda yapışmış vaziyette duruyordu.
  • Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.
  • Erkek heykelleri kadın heykellerine göre daha koyu renkli maddeden yapılırdı.
  • Simetri vurgulanırdı.
  • Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.
  • Granit, bazalt ve kaymaktaşı gibi çeşitli taşlar kullanılırdı.
  • Firavunlar ve tanrılar için yapılan lahitler, heykeller ve maskelerde altın da kullanılırdı.
  • Heykelde başlıca konular firavun ve tanrı heykelleriydi.
  • Eski Mısır’da kedi öldürmek veya incitmek suç sayılırdı ve cezası ölümdü.
  • Kedi eceliyle ölürse öteki dünyada birlikte olabilmek için hemen mumyalanırdı.
  • Öykülere konu olan kediler tanrılık katına çıkarılırdı. Bunun nedeni kedilerin neşe, müzik ve kıvrak dansların temsilcisi olan Tanrıça Bastet ile özdeşleştirilmeleridir. İnanışa göre kedi miyavladıkça evin içi tanrıça Bastet’in hediyesi olan neşe ile dolarmış.
  • Kedi heykelcikleri genellikle çok kıymetli taşlardan yapılırdı. Öyle ki bronzdan kedi heykelciklerinin kulakları altın küpeler, gözleri ise kristal taşlarla süslenirdi.

Mücevherat

Eski Mısırlılar takı yapımında çok yenilikçiydiler. Takıları sadece süslenmek için değil, aynı zamanda manevi olarak korunmak için kullanıyorlardı. Muska, kabartma şekil ya da takı arasında ayrım yapmıyorlardı. Mısır tarihinde çoğu dönemde gümüş altından daha değerli görülmüştür, çünkü büyük bir manevi önemi vardı.

Eski Mısır’da mücevherat çeşitleri:
  • Kutsal böcek

Yeniden doğuşu ve doğan güneşin üretken gücünü simgeliyordu.

  • Ankh

En güçlü kültürel ve dinsel sembollerden biriydi. Yaşamın sembolüydü, firavun ve tanrıları ankh ile gösteren bir çok sanat eseri mevcuttur.

  • Kabartma resimler

Eski Mısır uygarlığının iyilik meleğiydi. Sadece firavunlar tarafından kullanılabilirlerdi.

  • Muskalar

Mısırlılar muskaların her türlü zararlı şeyden korunma gücü verdiğine inanırdı.

  • Küpeler

Yeni Krallık zamanında her sosyal tabakadan kadınlar ve erkekler arasında oldukça popülerdi.

Müzik

Harp, flüt, simbal, davul, trampet ve çeşitli borular gibi müzik aletleriyle yapılan Eski mısır müziği gelişmiş bir sanat koluydu.

Eski Mısır’da müzik tapınaklarda sıkça duyulurdu. Bunun dışında havanın kararmasıyla birlikte yapacak işleri olmayan insanlar beraber oturup şarkı söylerlerdi.

Müziğin ekonomik önemi de vardı: İşçiler çalışırken yapılan müzikler, onların daha istekli çalışmalarını ve böylelikle daha verimli olmalarını sağlıyordu.

Edebiyat

Mezopotamya –özellikle Babil- edebiyatından sonra tarihin ikinci büyük edebiyatı Mısır’da doğup gelişmiştir. Türlerinin çeşitliliği, günümüze kadar gelen örnekleri, sanat kalitesi ve başka ülkelerin edebiyatına etkisi bakımından, aslında, Mısır Babil’den çok daha fazla önem taşımaktadır.

Mısır edebiyatının ilk örnekleri, din yazıtları, ilahiler, hükümdar övgüleri ve zafer kutlamalarıdır.

Mısırlılar, yazı ve şiirlerini genellikle duvara kazırlar, papirüs üstüne ya da defterlere geçirirlerdi.

Mısır edebiyatında pek çok tür bulunmakla beraber, bazı türler gelişmemiştir. Örneğin, yazılı dram ve komedi ile ilgili metinlere rastlanmamıştır. Tarih ve Coğrafya alanında bulunan metinler de son derece yetersizdir.

Dil ve güzel söz Mısırlılar için günlük hayatta ve dinde büyük önem taşırdı. Mısırlılar “Söz hünerlerin en zorudur.” kanısına varmışlardı. Katip ve memurlara önem vermeleri, hiyeroglifi güzelleştirmeleri ve edebiyatla ve özellikle şiirle uğraşmaları bu düşünceden ötürüdür.

Hiyeroglif resim yazısı da, Mısır kültürünün ilginç özelliklerinden biridir. Sağdan sola, soldan sağa, yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarıya yazılabilen bu yazı büyük bir ihtimalle Mısırlıların kendi icadıdır. Sümerliler Mısırlılarda önce yazı kullanıyorlardı ama, Mezopotamya’daki çivi yazısıyla Mısır’ın Hiyeroglif yazısı arasında bir ilişki ve benzerlik yoktur.

Yazıtlar en eski ve en ilginç dinsel edebiyat metinleridir. Bunlar arasında ilahiler, dualar, yakarılar, zafer övgüleri, efsaneler vardır.

Atasözleri, ahlak kuralları ve öğütler bakımından Mısır kaynakları bir hayli dolgundur.

En eski ahlaki öğütler kitabı Ta-hotep tarafından yazılmıştır.