OSİRİS

Yeraltı Tanrısı

Osiris (Asir), Nut ve Geb’in ik oğlu; Seth, Horus, İsis ve Nephthys’in de erkek kardeşidir. Heliopolitan Dokuzlu Tanrı Grubu’nun en önemli tanrılarından biridir. Ona ibadet etme çok öncelerden başlamıştı. Heliopolis rahipleri tarafından Atum, Dokuzlu Tanrı Grubu’nun başı ve Osiris de yeraltı dünyasının kralı sayılmıştır. Bu da Osiris’e popülerlik ve önem kazandırmıştır.

En eski dini yazıtlardan aldığımız referanslara göre Osiris yüce ölüm tanrısıydı. Bir zamanlar insan şeklindeydi ve yeryüzünde yaşamıştı. Seth tarafından öldürüldükten sonra yeraltı dünyasının kralı oldu ve ölülerin ruhlarının durumuna başkanlık etti. Osiris krallığına girebilmek için ölen kişi yargı salonundan tehlikeli bir yolculuğa girmeyi üstleniyordu. Ölenin kalbi tekrar Ma’at tüyü ile dengeleniyordu. Eski Mısırlılar pragmatik insanlardı. Bir kişinin mükemmel olması asla beklenmezdi. Sadece dengeli bir kişiliği olması istenirdi. Bunun bir örneği “Negatif itiraflar”dır. Hayatı boyunca yapmayacağı kötü ve şeytani işler… Adam öldürmemek, hırsızlık yapmamak gibi. Bunlar Osirisi’i inandırmaya yeterli durumlardı.

Osiris hayatı boyunca iyi ve merhametli bir hükümdar olmuştu. Yeraltında onun varlığı insanlara da büyük rahatlık veriyordu. Girişte engeller vardı ve bu engeller karar salonuna yolculukla ilgiliydi. Bunlar vücudu ve ismini korurdu. Piramitler, mezar yazıtları, Ölüler Kitabı, Kapılar Kitabı’ndaki detaylarda Duat’a (yeraltına) geçmek için gerekli büyüler yazmaktadır. Çok sağlam bir büyüyle kombine bir mezar yapılmıştı.

Osiris aynı zamanda tarım tanrısıydı. Öldüğünden dolayı ve teknik olarak da kısır olmasından bu garip gelebilir. Aslında bu çok şey ifade etmektedir. Tahıl ekim ve hasadı arasındaki döngü, doğumla ölüm arasındaki döngüyle aynıdır. Her hasatta tanrı sembolik olarak öldürülür ve vücudu harman odasına konulurdu. Su altında kalacak ve bitkilerin büyümesine yardımcı olacaktı. Efsaneye göre Osiris tarımı geliştirene kadar Eski Mısırlılar yamyamdılar. Osiris ve İsis bu kötü alışkanlığı durdurmaya onları ikna ettiler. Fakat antik insanların yamyam olduklarına dair elimizde hiç bir kanıt yoktur. Efsane Osiris’in kaostan bir düzen getirdiğinin altını çizmeye çalışmıştır. Böylece başarılı ve dayanıklı medeniyetin temelini oluşturan bir kültür oluşturmuştur.

Osiris genellikle mumyalanmış bir kral, kavisli sakal, tacı, harman döveni ve krozyerli biri olarak tasvir edilmiştir. Teninin genellikle yeşil veya siyah olması da ölmüş olduğu gerçeğini temsil etmektedir. Sıklıkla Yukarı Mısır’In beyaz tacını veya Atef tacı (iki tarafında akbaba tüyü ve üstünde bir disk şeklinde) giymektedir. Atef tacındaki tüyler Osiris’in kült merkezi, Djedu’yu (Busiris) temsil ettiği düşünülmektedir.

Tasvirlerde gülümsemesi onun korkulacak bir ilah olmadığını göstermektedir. Gerçekten de Osiris, Eski Mısır inancında yeniden doğuşun temsilcisi aynı zamanda adaletin ve düzenin mezardan sonrasında da devam ettiği inancını insanlara aşılamıştı. “Buğday mumyalar” Osiris kalıbında yapılan toprak mumyalardı ve ölen kişi ile gömülürlerdi. Bunlar mezar içinde karanlıkta filizlenir ve ölümden yaşam kavramını gösterirdi. Tutankhamun’un mezarında arpa ve buğday başağı şeklinde yapılanlar en iyi örnekleridir.

Akhet mevsiminin dördüncü ayındaki festivallerden birinde Mısır’daki Osiris’in baş kutsallığı kutlanmıştı. Bu festivalde Osiris’in yaşamı, ölümü ve yeniden doğuşu anılmıştı. Seyirciler bu oyunların da bir parçasıydı. Çoğu festivaller Ikhernofret (Senusret III’ün baş saymanı) tarafından bir dikilitaş üzerine kaydedilmiştir.

 

OSİRİS ve İSİS EFSANESİ

Seth bir zamanlar Osiris’İn gücünü ve popülerliğini kıskanır. Kardeşinin karısı İsis’i arzuluyordu. Osiris halkına medeniyet getirmek için dünya seyahatine çıktığı zaman, Seth yerine İsis’i Mısır’a vekil bıraktı. Bu da bardağı taşıran son damla oldu. Seth güçlü ve cesurdu. Korkunç bir öfkesi vardı ve kardeşini öldürmek için yemin etti. Seth, Osiris’i bir ziyafete davet eder. Güzel bir sedir ağacından bir sandığı bu durum için yapmıştı. Bu sandığa herkesin sığabileceğini söyledi. Seth planladığı gibi diğer misafirlere böyle bir sandık yapmamıştı. Bu sandığı sadece Osiris’te deneme istiyordu. Osiris sandığın içine girip uzandığında, Seth kapağını sertçe kapatır ve alttan da çiviler. Sandığı erimiş kurşunla mühürleyip Nil Nehri’ne atar.

Sandık nehirde sürüklenir ve Biblos yakınlarındaki kıyıda durur. Bu kıyıya dokunduğunda büyük bir Ilgın ağacı onu korumak için filizlenir. Ağaç iyice büyür ve Biblos Kralı bunu kestirir ve sarayında bir sütun olarak diker. İsis, Biblos’ta onun vücudunun izini sürer ve bulunca da kraldan bu ağacı kendisine vermesi için ikna eder ve kral ona verir. Kocasının cesedini alıp Mısır’a geri döner. Horus’a gebe olmak için sihirli bir büyü yapar. Bazı kanıtlarda öldüğünde zaten hamileydi. Seth, Osiris’in vücudunu normal buldu çünkü Wadjet, Horus bebeği almış ve ona bakıyordu. Sonra Seth cesedi 14 parçaya ya da 16 parçaya ayırdı ve Mısır’ın değişik yerlerine her parçasını dağıttı. İsis bunu duyunca perişan oldu ve Nephthys kız kardeşine yardım edeceğini söyledi. Onlar bütün parçaları buldular. Sadece bir parçayı bulamadılar. Bulunmayan parça da Osiris’in penisiydi. Bu parçanın da bir balık tarafından yutulduğu düşünülmüştü. İsis ve Nephthys ölen kardeşleri için yas tuttular ve Ra onların bu durumuna acıdı. İlk mumyalama için Anubis’i gönderdi. Anubis mumyalama için Osiris’i hazırlayacaktı. Thot, İsis ve Nephthys’ye talimat vererek bütün parçaları bir araya getirmelerini istedi. İsis uçurtmaya ya da kuşa dönüştü ve ona hayat üfledi. Ama eski halini alması mümkün değildi. O da yeraltına gitti. Burası karanlık ve ıssızdı. Ra, orada da huzur ve mutluluk bulacağına dair Osiris’e söz verdi. Ölülerin kralı olarak ünvan verildi. Oğlu Horus yeryüzünde saltanat sürdü ve babasına zarar veren Seth’i öldürdü.

Heliopolis ve ve Hermopolis teolojisindeki Sekizli ve Dokuzlu tanrı Grubu birleşti. Osiris, Anubis’in yeraltı tanrısı ünvanını aldı. Osiris, Anubis yolundan gittiği için ona da saygı duydular. Anubis sonraları Osiris ve Nephthys’in oğlu olarak bilindi. Nephthys, Seth ile mutsuzdu. Bazı Mısır bilimciler Seth’in çirkin olduğuna bunu bağlarlar. Sinsice kız kardeşi İsis kılığına girer ve Osiris’le uyur. Nephthys kısır kabul edilmiştir fakat Anubis’ten hamile kalmıştır. Şaşırtıcı olan, İsis bundan rahatsızlık duymazken Seth bu duruma öfkeleniyor. Böylece efsane Osiris’e karşı yapılan kişisel bir kan davasını anlatıyor. Mitolojiye göre bütün yıl boyunca çölde bir tane çiçek çıkmadı. Büyük bir su baskını olunca çorak olan bu çöl bereketlendi. Böylece Nil’e hayat veren Osiris’e bağlılık daha da güçlendi.

YAŞLI HORUS ve ÇOCUK HORUS

Mısır’da Horus adı verilmiş çok sayıda şahin tanrı vardı ve bunlar genellikle karıştırılırdı. Heliopolis teolojisinde, Çocuk Horus dediğimiz İsis ve Osiris’in oğludur. Ancak Hermopolis’teki Yaşlı Horus, Hathor’un kocası ya da oğlu olan Horus’tur. İki teoloji Osiris döneminde birleşince, Hathor ve İsis yakın ilişki içinde oldular. Yaşlı Horus bazen Osiris ve Seth’in oğlu oldu. Horus bir güneş disk tanrısı ya da bir Osirian yani yıldızların ilahı oldu. Bazen Harpokrates, Harsiesis, İsis’in oğlu Horus olarak da bilinirdi. Piramit yazıtlarında Çocuk Horus ile Tanrı Horus ayrı şekillerde yazılmışlardır. Seth, yaşlı Horus’un düşmanıdır. Bazı Mısır bilimciler Mısır’da olan bu savaşın iki tanrı arasında olduğunu destekleyici açıklamalar yaparlar. Tanrı Seth ve Tanrı Horus arasında olduğunu söylerler.

OSİRİS’in İSİMLERİ VE ŞEKİLLERİ

Osiris, Yunancadan gelme isimdir. Mısırlılar ona Asir, Asar, Wsar demekteydiler. İlk zamanlarda ismi için “taht” ve “göz” hiyeroglifleri kullanılmış, anlamı ise “o tahtı görendir”. İkinci hiyeroglif şeklinde de “cennetin gözü” kullanılmıştır. Taht ya da oturma İsis (Aset)’in ilk isim işaretidir. Son periyotta Osiris, Un-nefer olarak bilinirdi. “un (açmak, yapmak, gözükmek)”, “neferu (iyi şeyler, güzellikler)” demektir.

Memfis’te Ptah-Sokar Ptah ve Sokar’ın birleşmesinin sonucudur. Ptah, Memfis’in yaratıcı tanrısı, Sokar ya da Seker ise mezarları koruyan yerel bir şahin tanrıdır. Ptah-Sokar, Osiris ile tanımlanmış ve Osiris’in yeni adı Ptah-Sokar-Asir olmuştu. Bu tanrı şafak vakti olmadan önce, yeraltında seyahat esnasında güneş şeklinde temsil edilmişti.

Osiris bunlardan başka birçok tanrıyla da anılmıştır. Mısır’ın her yerinden ona ibadet edilmekteydi. En çok adı anılan tanrılar; Andjety, Sahu, Khentiamentiu, Sepa, Banebdjed, Wepwawet, Serapis, Anhur’dur.